BEBEK GELİR, KEDİ GİDER Mİ?

Kedili bir ailesiniz ve ailenize bir bebek eklemek istiyorsunuz. "Bebek olunca artık bu kediyi gönderirsiniz!" "Bırak artık şu kediyi" "Kediyle bebek olur mu hiç aynı evde!" "Tüyü müyü kaçar çocuğun boğazına!" "Hastalık bulaşır!" "Kıskanır, boğar bebeği" "Tırmalar eder". Eminim bunlara benzer birçok söz işitiyorsunuz yakınlarınızdan. Hatta belki sizin de endişeleriniz var bu konuda. O zaman öğrenelim bakalım bebek gelsin kedi gitsin mi?

Elbette hayır. Bebeğiniz için kedinizden vazgeçmek zorunda değilsiniz.


Kediniz aşıları ve bakımları düzenli olarak yapılan sağlıklı bir kedi ise sağlık açısından bebeğiniz için hiçbir risk taşımaz. Bu konuda endişe duyulan iki konu kedinin tüylerinden kaynaklanan kist ve alerji problemidir. İnsan vücudunda kist oluşumuna sebep olan kedi tüyü değil kedinin üzerinde bulunabilen bir parazit yumurtasıdır. Bakımları düzenli yapılan sağlıklı bir kedide olma olasılığı ise yoktur. Sağlıklı bir kedinin tüyü ise tamamen zararsızdır.(Kedi Tüyü Kist Oluşumuna Sebep Olur mu?)

Alerji konusuna gelirsek sanılanın tam tersi bir durumun olduğunu söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki doğduğu andan itibaren bir evcil hayvanla büyüyen çocukların alerjik olma oranları, evcil bir hayvanla büyümemiş olanlardan çok daha düşük. Evcil hayvanlar, bu çocukların bağışıklık sistemlerini uyararak astım ve diğer alerjilere karşı daha dayanıklı hale gelmelerini sağlıyorlar.

Gelelim kıskançlık meselesine. Genellikle kediler, bebeklerle ilgilenmezler; hatta bebek gürültücü olduğundan bebekten uzak durmayı tercih ederler. Ancak yine de kedinizin bebeğinize karşı nasıl bir tutum sergileyeceğini yüzde yüz bilemezsiniz. Ayrıca bebeğiniz biraz büyüdüğünde, kedinizi sıkmak gibi faaliyetler içine girebilir. O yüzden; hem kedinizin hem de bebeğinizin güvenliği ve rahatı için dikkat edilmesi ve yapılması gereken ufak tefek şeyler var. Bakalım nelermiş; Kedinizin eve gelecek yeni bir bebeğe karşı çok da toleranslı olmayacağını düşünüyorsanız, kedinizi bebeğin gelişine hazırlamalısınız. Bunu gerçekleştirmek için hamilelik boyunca yapılabilecek bazı şeyler var:

1. Kedinizin karnınızdaki bebeği hissetmesine izin verin. Zaten genelde kediler, sizde bir değişiklik olduğunu anlarlar, onu kucağınıza alıp karnınızın üzerine yatırarak okşayabilirsiniz.
2. Kimi zamanlarda kedinize, bebek ağlaması ses kayıtları dinletin. Gerekirse bu sesle birlikte ödül kurabiyesi ya da sevdiği yiyeceklerden verin. Böylelikle kediniz, bebek geldiğinde bu sesten rahatsız olup huzursuzlanmayacaktır.
3. Bebek için kullanacağınız krem losyon gibi şeylerin kokusuna da alışmasını sağlayın. Elleriniz bebekten sonra bol bol bunlardan kokacak. Hamileliğiniz boyunca kimi zamanlarda, bu krem ve losyonları elinize sürün.
4. Bebeğin yatacağı yatak beşik gibi şeyleri birkaç ay önceden yerlerine yerleştirin. Kedinizin alışana ve tedirginliği geçene kadar, buralarda gezinmesine ve koklamasına izin verin. Ama kesinlikle yatmak isteyeceği kadar çekici halde tutmayın. Mesela yatağın üstüne yapışkanlı kağıtlar koyabilir, yatağın kenarlarına, kedilerin hoşlanmadıkları bir kokusu olan spreyler sıkabilirsiniz. Eğer başarılı olursanız, kediniz tedirgin olunacak bir şey olmadığı ama pek de yatmaktan ve zaman geçirmekten hoşlanmadığı bir yer olarak görecektir bebeğinizin yatağını.
5. Eğer kedi kumu bebeğin yatağına yakın bir yerde ise kumunun yerini bebek doğduktan sonra değil, doğumdan önce değiştirin. Bir ay kadar önce, kumunun yerini yavaş yavaş, kademeli olarak ilerletmeye başlayın.
6. Bebek doğduktan sonra, kediniz ile ilgilenmenizdeki bazı rutinler değişecekse, ki büyük ihtimalle değişecek; bu değişikliğe yine bebek gelmeden önce başlayın. Örneğin mamasını hep siz veriyorsunuz, akşamları oyun oynuyorsunuz; ama bebekten sonra mamasını artık ailenin başka bir bireyi verecekse ve oyun saatleriniz eskisi kadar uzun olmayacaksa, bunu yapmaya doğumdan birkaç ay önce başlayın. Yavaş yavaş oyun zamanlarını kısaltın, sizden çok ailenin başka bir üyesi ile oynasın. Ama bebekten sonra onunla ilgilenmeyi kesinlikle kesmeyin. Sadece kedinize ayırdığınız zaman mecburen azalacaktır.

Ve gelelim doğumdan sonrasına;
1. Hastaneden eve ilk gelirken, eve ilk ve sadece siz girin ve sakince kediniz ile ilgilenin. Birkaç dakikadan sonra, diğer herkesi (bebek, eşiniz, aileniz vs.) içeri alın. Kediniz büyük ihtimalle, ortadan kaybolup kendi sakin mekanına çekilecektir. Tekrar geri geldiğinde ya da belki de çok meraklıysa hiç gitmeden bebeğe merakla bakacaktır. Kontrollü bir şekilde, sakince bebeğe yaklaşmasına ve onu koklamasına izin verin.
2. Kullanmış olduğunuz bebeğe ait örtü, kıyafet gibi şeyleri yıkamadan önce, sakin bir yere kedinizin koklayabilmesi için yerleştirin.
3. Emzirirken yanınıza gelip sizi izlemesine izin verin.
4. Kediniz bebeğin sıcaklığından ve süt kokusundan dolayı bebeğinize sokulup yatmak isteyebilir. Buna asla izin vermeyin. Bebeğinizin nefes almasını engelleyebilir. Bu yüzden bebeğin uyuduğu odanın kapısını kapalı tutun. Kapı yoksa, yatağa çıkışını mutlaka engellemelisiniz.
5. Bebeğiniz ile ilgilenmediğiniz zamanlarda, mutlaka kedinize de zaman ayırın, birlikte oyun oynayın, kucağınıza yatıp uyumasını seyredin.

 Bebeğiniz büyüdü, ortalıkta koşturup her şeye saldırmaya başladı. Şimdi nelere dikkat etmeliyiz?
1. Küçük yaştaki çocuklar, henüz öfke duygularını ve saldırganlık dürtülerini kontrol etmeyi öğrenmediklerinden, kedinizle çocuğunuzun birlikte oldukları zamanlarda sürekli olarak gözlemlenmelidirler.
2. Çocuklar 2-3 yaşına geldiklerinde, artık onlara hayvanların da tıpkı bizim gibi birer can ve birey oldukları anlatılmalı, onların da bizim gibi duyguları olduğu ve acı çektikleri, sevindikleri vs. öğretilmelidir. Hayvanların da yeme, içme, gezme, oynama, ilgi, sevgi gibi ihtiyaçlarının olduğu yumuşak bir tavırla anlatılmalıdır.
3. Bundan sonra hayvanın bazı sorumlulukları çocuğa verilebilir. Unutmamak gerekir ki çocuklar yaklaşık on yaşlarına kadar, bir hayvanın bütün sorumluluklarını yerine getiremezler. O yüzden çocuğunuza sorumluluk verirken bunu göz önünde bulundurarak çocuğunuzun eksik kaldığı yerleri siz tamamlamalısınız.

Çocuklu ve kedili bol miyavlı günler… :)




0 yorum:

Yorum Gönder